MUHSİN YAZICIOĞLU ÖLMEDİ ÖLDÜRÜLDÜ, YÜZDE YÜZ İNANIYORUM

04 Mart 2017

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölmediğini ve FETÖ tarafından öldürüldüğünü belirterek, "Yazıcıoğlu’nun helikopteri düştükten sonra bölgeye ulaşan 18 kişilik rütbeli askerin tamamı, toplu olarak Ankara Kara Havacılık Okulu Komutanlığı’na tayin edildi ve hepsi de terfi ve para ödülü aldı" dedi.

MUHSİN YAZICIOĞLU ÖLMEDİ ÖLDÜRÜLDÜ, YÜZDE YÜZ İNANIYORUM

-BAŞKAN GÖKÇEK:
"MUHSİN YAZICIOĞLU ÖLMEDİ ÖLDÜRÜLDÜ, YÜZDE YÜZ İNANIYORUM"
"RAHMETLİ YAZICIOĞLU’NUN HELİKOPTERİNİN DÜŞTÜĞÜ BÖLGEDE
HEM AVEA HEM DE TURKCELL’İN VERİCİLERİ VAR. HELİKOPTERDEN MERHUM GAZETECİ GÜNEŞ YARIM SAAT KONUŞUYOR VE BUNUN YERİ BULUNAMIYOR. BÖYLE BİR ALÇAKLIK VAR MI?”
"YAZICIOĞLU’NUN HELİKOPTERİ DÜŞTÜKTEN SONRA BÖLGEYE ULAŞAN 18 KİŞİLİK RÜTBELİ
ASKERİN TAMAMI, TOPLU OLARAK ANKARA KARA HAVACILIK OKULU KOMUTANLIĞI’NA
TAYİN EDİLDİ VE HEPSİ DE TERFİ VE PARA ÖDÜLÜ ALDI"
"TÜRKİYE’DE SON 10 YIL İÇİNDE HANGİ SİYASİ CİNAYET VARSA, YÜZDE 99 FETÖ’NÜN PARMAĞI VAR"
"FETÖ’CÜ HAİNLERİN GÖLBAŞI’NA ATTIKLARI BOMBA, PKK’YA KARŞI BİLE KULLANILMAYAN VE TÜRKİYE’DE İLK DEFA KULLANILAN EN ŞİDDETLİ BOMBADIR"
"TÜRK SİYASİ TARİHİNDE LİDERLERİN YÜZDE 90'I BAŞKANLIK SİSTEMİNİ İSTEDİ

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölmediğini ve FETÖ tarafından öldürüldüğünü belirterek, "Yazıcıoğlu’nun helikopteri düştükten sonra bölgeye ulaşan 18 kişilik rütbeli askerin tamamı, toplu olarak Ankara Kara Havacılık Okulu Komutanlığı’na tayin edildi ve hepsi de terfi ve para ödülü aldı" dedi.
Başkan Gökçek, Türkiye’de son 10 yıl içinde hangi siyasi cinayet varsa, yüzde 99 FETÖ'nün parmağı olduğunu söyledi.
Beyaz TV’de Latif Şimşek’in hazırlayıp sunduğu “Dinamit” programına katılan Başkan Gökçek, Muhsin Yazıcıoğlu, Hrant Dink suikastleri, Danıştay saldırısı, Uludere katliamı, Rus Büyükelçi'ye suikast, Rus uçağının düşürülmesi ve ASELSAN’daki mühendis cinayetleriyle ilgili belgeler açıkladı.

-“ÖZAL, DEMİREL, ERBAKAN, TÜRKEŞ, YAZICIOĞLU BAŞKANLIKTAN YANAYDI"
Geçmişte görev yapan cumhurbaşkanı ve başbakanların çoğunluğunun başkanlık sisteminden yana olduğunu da bildiren Gökçek; Özal, Demirel, Erbakan,Türkeş, Yazıcıoğlu, Cindoruk ve Besim Tibuk'un başkanlık sisteminden yana olduklarını, gazete kupürleri ve tv konuşmalarını yansıtarak anlattı. Gökçek, “Türk siyasi tarihinde yer alan liderlerin başkanlık sistemini talep ettiklerini, ancak güçleri olmadığı için getiremediklerini görüyoruz” diye konuştu.
Türk siyasi tarihinde sürekli cumhurbaşkanları ile başbakanlar arasında anlaşmazlıklar yaşandığını, en belirgini anlaşmazlığın Ahmet Necdet Sezer Ecevit döneminde yaşandığına vurgu yapan belirten Başkan Gökçek, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Atatürk ile İnönü arasındaki ihtilaflardan başlayarak, günümüze kadar bu konuda yaşanmış tartışmaları örnekleriyle anlattı.
İstikrar için tek elden yönetimin şart olduğuna dikkat çeken Başkan Gökçek, Başbakan Binali Yıldırım’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile son derece uyumlu bir çalışma sergilediğini kaydederek, "Böyle başbakanı her zaman nerede bulacaksınız? Yarın değiştiği zaman, ihtilaflar olduğu zaman ülke bir anda istikrarsızlığa sürüklenir. Bunun Recep Tayyip Erdoğan’la ilgisi yok” diye konuştu.

-"İSTİKRAR ELDEN GİDERSE, İSTİKBAL DE GİDER"
Cumhurbaşkanlığı sistemiyle koalisyonların da sona ereceğini ifade eden Başkan Gökçek, şunları söyledi:
“Bağımsız bir kabine ortaya çıkacak, bu bağımsız kabine TBMM’ye de hesap verecek. Ciddi bir denetim de geliyor, yürütme yasamadan ayrılıyor. Yasama devamlı olarak yürütmeyi denetliyor. Tam demokratik bir sistem ortaya çıkıyor. AK Parti 14 yıldır tek başına iktidarda ama hatırlayın Haziran 2016 seçimlerinde koalisyon geliyordu, 45 günde kurulamadığı için Kasım’da yeniden seçim yapıldı da tek başımıza iktidara geldik, AK Parti 14 yıldır iktidar olmasaydı ve koalisyon olsaydı, AK Parti yaptığı reformlardan, köprülerden, metrolardan hangisini yapabilirdi? İstikrar giderse, istikbal de elden gider, çoluğunuz çocuğunuz perişan olur.”
Türkiye’de istikrarsızlık olursa, devlet memurunun, emeklinin, maaşını alamayacak duruma gelebileceğini kaydeden Başkan Gökçek, “Ecevit zamanında deprem oldu, deprem için gelen yardım paralarını maaş diye dağıttılar” diye konuştu..
FETÖ'cülerin başarılı olması durumunda diğer terör örgütleriyle ve dış güçlerle birlikte Türkiye'de iç savaş çıkaracaklarını belirten Gökçek, “FETÖ demiş ki 'İstanbul bana yeter'. Adamın umurunda değil ki, adam ajan. İhanet içinde. Bu ülke parçalanırsa çocuklarımız nereye gidecek? Koca Osmanlı dağıldı. Kala kala Türkiyemiz kaldı, burası da giderse biz hangi ülkeye sığınacağız? İstikrar için, güçlü Türkiye için mücadele edelim. Başımızda bir Cumhurbaşkanı var, inşallah başkanlık sisteminde de aynı cumhurbaşkanı olacak. 14 senede bizi buraya getirdiyse, inşallah Türkiye’yi uçuşa geçirecek” diye konuştu.

-"ALLAH AŞKINA ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUN VE EVET DEYİN"
Programda, PKK’lıların referandumda hayır dediklerini, yöneticilerinin ifadelerinden görüntülerle yansıtan Başkan Gökçek, hayır oyu vermeyi düşünen vatandaşlara şöyle seslendi:
"PKK hayır diyor. 'Evet gelirse biz yok olacağız' diyorlar, bundan korkuyorlar. Siz PKK’ya karşı güçlü olacaksanız, Güneydoğu'daki kardeşlerim zulüm görmek istemiyorsanız, evet vereceksiniz. PKK demek zulüm, cinayet demek. FETÖ, PKK, HDP, DEAŞ, DHKPC hayır diyorsa, onlarla aynı safta yer almak demektir. Onun için evet dememiz lazım.
Doğu'daki PKK zulmünden kurtulmak isteyen Kürt kardeşlerime seslenmek istiyorum. Özellikle bu kadar şehit verdik, bu şehitlerden dolayı üzüntü duyan MHP’li, Saadet Partili, Büyük Birlik Partili kardeşlerime, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisindeki sağduyulu kardeşlerime sesleniyorum. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun ve çocuklarınız için evet deyin.
Hayır demek hainlik demek değildir ama hainlerin hepsi hayır diyor. Eğer bütün hainler hayırda birleşiyorsa, hayırda hayır yoktur.”

-"15 TEMMUZ VAHŞETİ UNUTULMASIN"
Başkan Gökçek, programda, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında FETÖ'cü hainlerin Gölbaşı’ndaki Polis Özel Harekat Merkezi’ne attığı bombalar sonucu 52 özel harekatçı polisin şehit olduğu feci görüntüleri de buzlayarak kamuoyuyla paylaşarak, 15 Temmuz vahşetinin unutulmamasını istedi. Başkan Gökçek, "FETÖ’cü hainlerin Gölbaşı’na attıkları bomba, PKK’ya karşı bile kullanılmayan ve Türkiye’de ilk defa kullanılan en şiddetli bombadır" dedi.
Referandumdan sonra idam cezasının geri gelmesinin en büyük takipçilerinden birinin de kendisi olacağını kaydeden Başkan Gökçek, “Sayın Cumhurbaşkanımız söyledi, bu referandumdan sonra inşallah idam için de bir referandum gelecek. Referandumdan sonra idam cezasının geri gelmesinin en büyük takipçilerinden biri de Melih Gökçek olacak. İdam cezası Meclis’ten geçse bile, referanduma gitmeli” diye konuştu.

-“YAZICIOĞLU ÖLMEDİ, ÖLDÜRÜLDÜ”
Başkan Gökçek, Türkiye’de son 10 yıl içinde hangi siyasi cinayet varsa yüzde 99 FETÖ’nün parmağı olduğuna işaret eden Başkan Gökçek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde düşmesini olayını değerlendirerek, “Muhsin Yazıcıoğlu ölmedi öldürüldü, yüzde yüz inanıyorum öldürüldü, düştüğünde ölmemişti, sonradan öldürüldü” dedi.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düştüğü anda kasıtlı olarak bulunmadığını ifade eden Başkan Gökçek, bir kısmı yurtdışında kaçak, bir kısmı da FETÖ’den tutuklu belli bir asker güruhunun tam 3 gün Türkiye’de helikoptere ulaşamadığını belirterek, “Şimdi soruyorum; rahmetli Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düştüğü bölgede hem AVEA hem de Turkcell’in vericileri var. Helikopterden Gazeteci merhum İsmail Güneş konuşuyor yarım saat ve bunun yeri bulunamıyor. Böyle bir alçaklık var mı?” dedi.
Başkan Gökçek, Yazıcıoğlu’nun düşen helikopterinin, bölgedeki baz istasyonlarının kapsama alanının tam ortasında yer aldığını, ekranlardan gösterdiği sinyal haritasından göstererek anlatarak, “Helikopterler burada dolaşıyorlar ama buraya gelmiyorlar” diyerek, kazadaki soru işaretlerine dikkat çekti.

-“YAZICIOĞLU SAĞ” DİYEN İSTİHBARATÇI TUTUKLU
O tarihte Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Dursun Özmen’in olaydan 1.5 saat sonra Adana, Adıyaman, Gaziantep ve Kayseri’ye ilettiği ve sonradan TBMM Araştırma Komisyonu’na ulaşan bilgi notunu da izleyicilerle paylaşan Başkan Gökçek, burada "helikopterin enkazına ulaşıldığı, gruptan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ayağının kırık olduğu, ölü olmadığı, diğerlerinin yaralı oldukları ve Göksun Devlet Hastanesi’ne intikal etmekte olduklarının" yazıldığını söyledi.
Gökçek, “Soruyorum, bu nereden biliyor Muhsin Bey’in ayağının kırık olduğunu? Demek ki tespiti doğru. Niye kurtarmıyorsun, niye ulaşmıyorsun zamanında? Çünkü FETÖ ölmesini istiyor rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun. Bundan daha büyük bir delil olabilir mi?” diye sordu. Başkan Gökçek, Özmen’in FETÖ’den tutuklu olduğunu da vurguladı.
Ümit Nogaylaroğlu adlı askerin verdiği bilgilerde de Yazıcıoğlu’nun helikopterinin, olay yerinden farklı bir yerde arattırıldığının ortaya çıktığını kaydeden Başkan Gökçek, Nogaylaroğlu’nun “Israrla üstlerimizden gelen emirler doğrultusunda, bu bölgenin tersi bir yerde arama yaptık. Kazanın üzerinden 48 saat geçtikten sonra Yazıcıoğlu ve beraberindekileri taşıyan helikopter, Şahinkaya mevkiinde bulundu” şeklindeki ifadesini de okudu.

-"KAZAYI AYDINLATACAK CİHAZLARI YAKTILAR"
Helikopter kazasını aydınlatacak cihazların bazı askerler tarafından sökülerek yakıldığını da bildiren Gökçek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun, kazadan yaralı kurtulduğunu ancak daha sonra resmen infaz edildiğini belirtti.
Gazeteci İsmail Güneş’in çektiği fotoğraflarda cihazların yer aldığını, ancak daha sonra bölgeye gelen heyetin, helikopterdeki tüm cihazları söküp ortadan kaldırdığını ifade eden Başkan Gökçek, bu gerçeği de fotoğraflarla kanıtladı.
Kayıp GPS cihazlarıyla birlikte akıllara soru işareti veren en önemli konulardan birinin de helikopterin düştüğü sırada yaşanan hava hareketliliği olduğunu vurgulayan Başkan Gökçek, Genelkurmay’ın verdiği bilgilere göre helikopterin düşmesinden sadece 5 dakika önce olay mahalline 28.5 km. uzaklıkta 3 uçağın bulunduğuna dikkat çekti.

-RADAR KAYITLARI YOK
Gökçek, Genelkurmay Başkanlığı’ndan Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşan yazısında, kazanın yaşandığı gün, saat 15.03.02 ile 15.07.040 arasında dijital radar görüntü kayıtlarının, doğu bölgesindeki bütün radarlarda meydana gelen kısa süreli arıza nedeniyle alınamadığının belirtildiğini ifade ederek, “Rahmetli Muhsin’in helikopterinin düştüğü anda, her ne hikmetse radar kayıtlarının hepsi bozuluyor. Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) daha önce yaptığı tespitlerde, tam da bu zaman aralığında düştüğü yer almıştı. Genelkurmay yazısına göre helikopterin düştüğü anda yanından bir savaş uçağının geçip geçmediği ile ilgili radar kayıtları yok. Çünkü o radarların o anda 4 dakika 47 saniye boyunca bozulduğu bildirildi” diye konuştu.

-YAZICIOĞLU’NU HAVA AKIMI MI ÖLDÜRDÜ?
Başkan Gökçek, Muhsin Yazcıoğlu'nun helikopterinin düştüğü bölgede köylülerin büyük patlama sesi duyduklarını, aynı bomba atılır gibi patlama sesinin 15 Temmuz’da Ankara'da uçakların sesten hızlı uçuşları sırasında patlamalar yaptığını hatırlatarak, uçakların helikopterin çok yakınından geçerek bu patlamayı yapmasıyla hava akımı sonucu Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düşebileceğini belirtti.
Uçaktan salınan karbonmonoksitin, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ve İsmail Güneş’in vücutlarında var olduğunu belirten Başkan Gökçek, Gazeteci Güneş'in telefonla uzun süre konuşmasına karşın, bulunduğunda ağzının kırık ve kan dolu olduğuna dikkat çekerek “Çenesi kırık bir insan konuşabilir mi? İsmail’i de tıpkı Rahmetli Yazcıoğlu gibi arkada şahit bırakmamak için katletmişler” dedi.

-"KAZA YERİNE ULAŞAN 18 KİŞİLİK EKİP ÖDÜLLENDİRİLDİ"
Başkan Gökçek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaza yerine gelen FETÖ tutuklusu Astsubay Aydın Özsıcak ve Yarbay Davut Uçum’un içinde olduğu 18 kişilik kaza kırım ekibinin, ört-bas raporları karşılığında ödüllendirildiklerinin ortaya çıktığını da bildirdi. Radar altimetresini söken Özsıcak ve Uçum’un, Cumhurbaşkanı’na suikast içinde bulunan hainlerin arasında çıkmasının, Yazıcıoğlu’nun FETÖ tarafından öldürülme ihtimalini kuvvetlendirdiğini vurgulayan Başkan Gökçek, Yazıcıoğlu’nun helikopteri düştükten sonra bölgeye ulaşan 18 kişilik rütbeli askerin tamamının, toplu olarak Ankara Kara Havacılık Okulu Komutanlığı’na tayin edilmelerinin ve hepsinin de terfi ettirilip parayla ödüllendirilmesinin ilginç olduğunu belirtti.

-"YAZICIOĞLU, FETÖ'YÜ İLK KEZ ÇETE OLARAK NİTELENDİRDİ"
Başkan Gökçek, 15 Temmuz’dan 1 ay önce 20 Haziran’da da savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini belirterek, "Ben sadece medyaya intikal etmiş haberlerle cinayeti ortaya koyuyorum, sen nasıl savcısın ya” diye tepkisini dile getirdi. Gökçek, Malatya Adliyesi’nde bu dosyaya bakan 2 savcının, FETÖ üyeliğinden meslekten atılarak tutuklandıklarını da açıkladı.
Başkan Gökçek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir tv programında FETÖ’yü ilk kez "çete" olarak nitelendirerek ağır ifadeler kullandığı görüntüleri de izletti. Görüntülerde FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in de Yazıcıoğlu’nun ölümünden sonra yaptığı konuşmada, cinayeti açıkça itiraf ettiğini de belirtti.

-"ASELSANCI GENÇLERİ KATLETTİLER"-
Hrant Dink cinayeti, Danıştay Saldırısı, Uludere olayı, Rus elçi Karlov suikasti, Rus uçağının düşürülmesinde FETÖ parmağı olduğunu, görüntüler ve belgelerle ortaya Koyan Başkan Gökçek, Ölümleri yıllardır tartışma konusu olan ASELSAN mühendisleri konusuna da değinerek, Başkan mühendislerden Hüseyin Başbilen’in babası Vehbi Başbilen’in, "oğlunun intihar etmediğini, Kanas ve milli tank gibi çok önemli projelerde çalışan ve bir gün sonra sunum yapacak oğlunun, FETÖ tarafından öldürüldüğünü" söylediğine ilişkin ifadesini okudu.
Asbelsan'da önemli projeler yürüten Ali Ünser, Evrem Yançeker, Burhanettin Volkan, Zafer Oluk, Hasan Öksüz ve Erdem Uğur’un ölümlerini şüpheli olarak değerlendirirken, tüm bu mühendislerin, önemli milli projelerde çalıştığını kaydetti. Başkan Gökçek, “Bu çocukların katilleri niçin bulunamıyor? Bu çocukların hepsinin katili FETÖ, araştırılmalı ve ortaya çıkarılmalı” diyerek sözlerini tamamladı.

Ana İçeriğe Atla